Ekstremitelerin yumuşak doku sarkomları, pek çok yapı ve doku düzlemini içine alan agresif davranabilen tümörlerdir. Sarkomlarda cerrahi ekstirpasyon, ya eksternal ya da brakiterapi şeklinde uygulanmak üzere, çoğunlukla intraoperatif veya postoperatif radyoterapiyle birlikte kullanılır. Özetle, bu hastalarm tedavisi, içinde cerrahi onkoloji, vasküler cerrahi, ortopedik cerrahi, radyasyon onkolojisi, plastik cerrahi ve ilgili diğer uzmanlık dallarından uzmanlarm yer aldığı çok disiplinli (mülti- disipliner) bir yaklaşım gerektirir. Amaç, aynı zamanda ekstre- mite ve ekstremite işlevinin maksimum korunmasını da sağlayarak, lokorejyonel tümör kontrolünü elde etmektir. Hastalar, bazen ekstirpasyon öncesi yani preoperatif radyoterapi almış olabilir, ki bu nokta radyoterapi planlaması bakımmdan önemlidir (örneğin, hasta eksternal radyoterapinin tersine brakiterapi uygulanmasını veya eksternal radyoterapi dozunun modifikasyonunu gerektirebilir). Cerrahi ve radyoterapinin sıralaması, plastik cerrah için yara kapatma ve rekonstrüksiyon açısından özellikle önemlidir.
Ekstremitedeki geniş lokal tümör rezeksiyonları, çoğu kez, kemik dokusu açığı ya da eksikleriyle birlikte, büyük yumuşak doku eksikleriyle sonuçlanır. Kemik doku eksikleri, prostetik materyal, total artroplasti veya kemik greftleriyle ortopedik rekonstrüksiyonu gerektirir. Sağlam bir yumuşak doku rekonstrüksiyonu ve iyi bir yara iyileşmesi elde edilebilmesi için, bütün kemik, tendon, prostetik materyal ve damar sinir paketinin, iyi kanlanan canlı bir doku ile onarılması gerekir. Rekonstrüksiyon planlanırken, başlangıçtaki geniş ışınlama bölgesine ek olarak tümör yatağına uygulanan radyoterapi dozu da göz önünde bulundurulmalıdır.
Yumuşak doku rekonstrüksiyonunun amacı, bütün yaşamsal yapıların sağlam ve dayanıklı bir şekilde kapatılmasıdır. Deri grefti, lokal flep, rejyonel flep ve serbest mikrovasküler fleplerle primer yara onaranından önce genellikle \”rekonstrük- tif merdiven\” kullanılmasına karşın, daha önce radyoterapi uygulanmış hastalarda olduğu gibi benzer komplike durumlarda, bazen yara iyileşmesini güvence altına almak için önce \”re- konstrüktif asansör\” oluşturulması gerekir. Başka bir deyişle, daha sağlam bir yapı elde etmek için rekonstrüktif merdivenin standart basamaklarından bir veya daha çoğunun iptal edilmesi mantıklı olabilir. Örneğin, liposarkom rezeksiyonu ve radyoterapiye bağlı olarak uyluğun mediyalinde meydana gelen ve normalde primer yara onaranıyla tedavi edilebilecek olan bir doku eksiği, özellikle femoral damarlar da etkilenmişse, pedi- küllü muskülokutanöz bir fleple onarımdan yararlanabilir. Diz üstündeki bir yumuşak doku eksikliği, eğer gastroknemiyus kası daha önce ışınlama alanı içinde yer almış ve fibrotikse, gastroknemiyus flebiyle onarılmaya uygun olmayabilir, bu nedenle de serbest bir kas flebiyle tedavi edilmesi daha uygun olabilir.
Yaraların rekonstrüksiyonu sırasında, bir yumuşak doku eksikliğinin giderilmesi (obliterasyonu), tek başına bir amaç değildir. Buna ek olarak, maksimal fonksiyonun korunması ve sürekliliği de önemlidir. Kritik kaslar yada büyük kas kitleleri rezeke edildiğinde ve/ veya ışınlandığında, sınırlı bir kas rekonstrüksiyonu elde etmek çoğu kez önemli bir üstünlüktür. Bu, çoğu kez hastalara en azmdan bir eklem veya ekstremitesi- nin parsiyel fonksiyonunu koruma fırsatı verebilir. Pediküllü ve serbest kas, kemik ve fasiyokutanöz fleplerin kullanımının gelişme ve rafine hale gelmesi, daha önce amputasyon gerektiren ekstremitenin bu kompleks klinik durumlarında, plastik cerrahm sağlam yara onaranları elde etme yeteneğini arttırmaktadır.
burun ameliyatı
burun estetiği
Plastik Cerrah Hizmet Çeşitleri Nelerdir
Ekstremiteler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder